Bu Blogda Ara

19 Şubat 2018 Pazartesi


KİŞİSEL VERİ GÜVENLİĞİ REHBERİ

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte; veri sorumlusu olarak tanımlanmakta olan gerçek ve tüzel kişilere; kişisel verilerin korunmasıyla ilgili pek çok yükümlülük getirilmiştir. Kişisel verilerin korunması alanında oldukça geniş bir yetkiyi haiz olan Kişisel Verilerin Korunması Kurumu (“Kurum”) da bu yükümlülüklerin belki de en önemlilerinden olan veri güvenliği ile ilgili olarak veri sorumlularını ve ilgilileri aydınlatmak üzere bir rehber hazırladı. Bu yazımızda bu rehbere ilişkin genel çerçevede bilgi verilecektir.

Rehberde ilk etapta yapılması gereken mevcut risklerin ve risklere karşı önlemlerin belirlenmesi olarak özetlenmiştir. Riskler belirlenirken verinin gizlilik ve önem derecesi de dikkate alınarak veri sızıntısı olduğu takdirde ilgili kişinin olası zararının boyutunun tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Kişisel veri envanteri oluşturulması suretiyle bu risklerin tespiti çok daha kolay bir hale gelecektir.

Kişisel verilerin güvenliğinin sağlanmasında en kritik faktörlerden biri şüphesiz çalışanların eğitimli olması ve bilinçli bir şekilde hareket etmesidir. Bu itibarla Kişisel Verilerin Korunması Kurumu veri güvenliğinin sağlanması için veri sorumlularının veri güvenliği ve kişisel veriler konusunda işyerinde  farkındalık yaratması, eğitimlerin verilmesi ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallara riayet etmeyenlerin disiplin yaptırımlarına tâbi tutulması gerektiğini savunmaktadır. Oldukça isabetli bir şekilde kişisel verilerle ilgili işlemlerde izin verilmedikçe her şeyin yasak olması prensibinin devreye sokulması gerektiği belirtilmiştir.

Kişisel Verilerin Korunması Kurumu ayrıca Kişisel Veri Güvenliği Politikası ve Prosedürleri’nin oluşturulması gerektiğini belirtmektedir. Veri sorumlularının hangi veri kategorilerinde, hangi hassasiyetteki verilerin bulunduğunu iyi bir şekilde bilmesi ve bunlarla ilgili riskleri önceden öngörüp gerekli önlemleri alması büyük önem arz etmektedir. Bu prosedürler çerçevesinde düzenli olarak kontrollerin ve iyileştirmelerin yapılması gerekmektedir.

Elde ne kadar az veri tutulursa o kadar az verinin güvenliği bakımından sorumluluk gündeme geleceğinden Kişisel Verilerin Korunması Kurumu; mevcut verilerin asgari düzeye indirilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtmektedir.

Veri işleyenlerden hizmet almakta olan veri sorumlularının veri güvenliğine ilişkin yetersizlikleri nedeniyle veri sorumluların da doğrudan sorumluluğunun gündeme gelmesi söz konusu olduğundan; veri işleyenle olan ilişkilerin de önemine vurgu yapılmış ve veri sorumlusu ile yapılacak sözleşmeyle ilgili şu tavsiyelerde bulunulmuştur:

  • Sözleşmelerin yazılı olması
  • Yalnızca veri sorumlusunun talimatları doğrultusunda mevzuata uygun olarak veri işlenmesi gerektiğine dair hükmün bulunması
  • Sözleşmenin Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası’na uyumlu olması
  • Veri işleyenin işlediği kişisel veriler hakkında süresiz sır saklama yükümlülüğüne ilişkin hüküm bulunması
  • Olası veri ihlallerinde derhal veri sorumlusuna bildirim yükümlülüğüne yer verilmesi

Öte yandan veri güvenliğinin sağlanması için teknik tedbirlere de yer verilmiştir. Siber güvenlik; tıpkı şirketin mahremiyetinin sağlanması bakımından olduğu gibi kişisel verilerin korunması anlamında da vazgeçilmezdir. Kurumun siber güvenlik bağlamındaki önerileri:

  • İnternet üzerinden izinsiz erişimlerin önlenmesi için güvenlik duvarının oluşturulması; çalışanların risk teşkil eden sitelere ve uygulamalara bağlanmasını önleyecek ağ geçidinin devreye sokulması
  • Kullanılmayan/gereksiz yazılımların kaldırılması ve yüklü yazılımların gerektiğinde güncellenmesi
  • Kişisel verilerin bulunduğu veritabanlarına erişimin kısıtlanması ve kullanıcı adı/şifre ile girişlerin güvenli hale getirilmesi, veri tabanında hangi verilere kimin erişebileceğinin politikalara uygun bir şekilde belirlenmesi
  • Antivirüs, antispam uygulamalarının devreye sokulması
  • Kişisel veri temin edilen ve muhafaza edilen sanal ortamlarda asgari SSL güvenlik sertifikasının kullanılması
  • Siber güvenlik altyapısına ilişkin düzenli takip yapılmasına elverişli bir politika izlenmesi
Kişisel veriler yalnızca sanal ortamlarda tutulmadığından fiziki ortamda tutulan veriler için de güvenlik tedbirlerinin alınması önem arz etmektedir. Bu nedenle örneğin kağıtlar üzerinde tutulan verilerin herkesin ulaşamayacağı bir yerde saklanması ve yangın, deprem gibi dış etkilerden korunması için tedbir alınması Kişisel Verilerin Korunması Kurumu tarafından önerilmektedir. Yine kişisel verilerin tutulduğu dizüstü bilgisayarlar, CD, flashbellek vb. ortamların da çalınmaya, uzaktan erişime ve yetkisiz erişime karşı korunmaları önerilmektedir.

Bulut depolama çözümünün de güvenli bir biçimde verilerin tutulmasını sağlamanın yanında birtakım riskleri de meydana getirmesi söz konusu olduğundan, Kişisel Verilerin Korunması Kurumu; yalnızca azami güvenlik tedbirlerini sağlayan bulut depolama çözümlerinin tercih edilmesi gerektiğini, her bulut çözümü için ayrı şifrelerin belirlenmesi gerektiğini ve hangi bulut depolama sisteminde hangi verinin bulunduğunun veri sorumlusu tarafından sürekli takip edilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Bunlar haricinde bilişim sistemlerinin tedarik edilmesi, tamiri ve bakımı esnasında sızıntıların ve üçüncü kişilerin erişiminin önlenmesi için tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.

Kişisel verilerin bozulma, değişme ve erişim engellerine karşı yedeklenmesi gerektiği de Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun belirtmiş olduğu bir diğer tedbirdir.

Konu hakkında detaylı bilgi almak için Ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımızla.

Derya Baksı                                                                           Kerem Utku Örer
Ortak Avukat                                                                         Avukat
  

3 Ocak 2018 Çarşamba

Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Bilgi Notu

1 Ocak 2018 tarihi itibariyle Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik ile Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Ancak Kişisel Verilerin Korunması Kurumu tarafından sicile kayıt yükümlülüğünün başlangıç tarihi henüz belirtilmediğinden kayıt yükümlülüğü henüz başlamamıştır.

Kurum tarafından yapılan açıklamaya göre:

 - Veri Sorumluları Sicili’ne kayıt yükümlülüğünün istisnaları Kurum tarafından ilan edilecektir.
-         -  Sicile kayıt yükümlülüğünün gerçekleştirileceği VERBİS çalışmaya başlayacaktır.
-          - Kurum tarafından sicile kayıt yükümlülüğünün başlangıç tarihi ilan edilecektir.

Her ne kadar Veri Sorumluları Sicili’ne kayıt yükümlülüğü henüz başlamamış olsa da veri sorumlularının:

Kişisel Veri Envanteri’ni mevzuata uygun bir şekilde hazırlamaları,
- Kişisel verileri işlerken Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerini dikkate almaları,
Silinmesi, yok edilmesi yahut anonim hale getirilmesi gereken verileri tespit ederek bunlar için mevzuata uygun olarak gerekli işlemi derhal uygulamaları gerekmektedir.

Veri sorumluları:

 - Yurtdışında yerleşik ise mevzuata uygun bir şekilde Veri Sorumlusu Temsilcisi,
Yurtiçinde yerleşik tüzel kişi ve yurtdışında yerleşik tüzel kişinin veri sorumlusu temsilcisi ise İrtibat Kişisi belirlemelidir.

Veri Sorumluları Sicili’ne kayıt olmakla yükümlü olacak veri sorumlularının Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası oluşturması da gerekecektir.

Kanunun yürürlüğe girmesinden önce (7 Nisan 2016) işlenen kişisel verilerin de 7 Nisan 2018 tarihine dek mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğini hatırlatmakta fayda görüyoruz.

Bundan sonraki süreçte Kurum tarafından yapılacak duyurular belirleyici olacak olup bunlar hakkındaki bilgi notlarımızı LinkedIn ve Blog sayfalarımızdan takip etmenizi rica ederiz.  

Derya Baksı                                                                                    Kerem Utku Örer
Ortak Avukat                                                                                  Avukat                                                                                                                

                                                                                                                                  

1 Aralık 2017 Cuma

ELEKTRONİK TİCARET BİLGİ SİSTEMİ (ETBİS)’NE KAYDINIZI YAPTIRDINIZ MI?

Bilindiği üzere 6563 Sayılı Kanun kapsamında hazırlanan E-Ticaret Bilgi Sistemi ve Bildirim Yükümlülükleri Hakkında Tebliğ 11/08/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tebliğ ile Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi kurulması ile e-ticaret şirketlerinin sisteme kayıt ve bildirimi yükümlülükleri düzenlenmiştir.

Buna göre kendine ait ortamda e-ticaret yapan hizmet sağlayıcı ve hizmet sağlayıcılara e-ticaret ortamı yaratan aracı hizmet sağlayıcılar faaliyete başlamadan önce ETBİS’e kayıt olacaktır. Gerçek kişiler tarafından yapılacak bildirimler kendileri veya yetkili temsilcileri, tüzel kişiler tarafından yapılacak bildirimler ise yetkili temsilcileri tarafından e-Devlet kapısı üzerinden ETBİS’e yapılacaktır. Bildirimi yapacak bu kişilerin MERSİS ve ESBİS üzerinden doğrulamaları sağlanacak olup bu sistemler üzerinden doğrulanmayan kişilerin kaydı yapılmayacaktır. Halihazırda kendine ait ortamda e-ticaret yapan hizmet sağlayıcı ve hizmet sağlayıcılara e-ticaret ortamı yaratan aracı hizmet sağlayıcılar ise, ETBİS kayıt ve bildirim yükümlülüklerini 01/12/2017 tarihinden itibaren 30 gün içinde yerine getirmeleri gerekmektedir. Kayıt ve bildirim yükümlülüğü bulunan hususlarda meydana gelen değişiklikleri, değişiklik tarihinden itibaren yine otuz gün içinde, elektronik ticaret faaliyeti sona eren hizmet sağlayıcılar ile aracılık faaliyeti sona eren aracı hizmet sağlayıcılar ise bu durumu faaliyetlerinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde bildirecektir.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yapılacak denetlemede, ETBİS’e kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeyen gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında 5 Bin TL’den 20 Bin TL’ye kadar idari para cezası verilebilecektir.

Kayıt sırasında ETBİS’e;

*Gerçek veya tüzel kişi tacirler için MERSİS numarası ve vergi kimlik numarası,
*Esnaf ve sanatkârlar için T.C Kimlik numarası ve vergi kimlik numarası

ile elektronik ticaret veya aracılık faaliyetinde bulunulan mobil uygulama ve alan adı bilgileri girilecektir.

Öte yandan, ETBİS’e kayıt edilen hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar kendilerine ilişkin olarak;

*Tebligata elverişli KEP adresi,
*Elektronik ticaretin türü,
*Elektronik ticaret dışındaki ticari faaliyetleri,
*Elektronik ticaret ortamında sunulan mal ve hizmetlerin türü,
*Elektronik ticaret ortamında sunulan ödeme yöntemleri,
*Elektronik ticaret ortamında ikinci el malların satışa sunulup sunulmadığı ve satışa sunulan ikinci el malların türü,
gibi hususlarda bildirimde bulunacaktır.

Ayrıca elektronik ticaret ortamında sınır ötesi elektronik ticaret gerçekleştirilmesi halinde ülke ve ödeme yöntemi bazında bu ticaretin yıllık hacmi her yıl bildirilecektir.
Bunun yanında, ödeme ve elektronik para kuruluşları, bankalar, Bankalar arası Kart Merkezi Anonim Şirketi, kargo ve lojistik işletmecileri, elektronik ticaret altyapı sağlayıcıları ve aracı hizmet sağlayıcıları internet üzerinden yapılan sözleşme ve verilen siparişlere ilişkin bilgileri aylık dönemler halinde ETBİS’e bildirecektir. Bir aya ait bilgiler, takip eden ayın son günü saat 24.00’e kadar iletilecektir.



Av. Duygu Tokadam Subaşı

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nde neler değişti?

  • Yıllık ücretli izin süreleri eski düzenlemeye göre en fazla üçe bölünebiliyorken artık bu sınırlama kaldırıldı.
  • Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dört gün arttırıldı.
  • Alt işveren işçilerinin izin sürelerinin aynı işyerinde çalışmaya devam etmeleri durmunda alt işveren değişikliğinden ektilenmemsi sağlandı.

 Değişiklikler aşağıdaki gibidir:
 
-->
Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği

ESKİ DÜZENLEME
YENİ DÜZENLEME
Madde 6: Yıllık Ücretli İznin Uygulanması Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.
Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.
Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.
Madde 6: Yıllık Ücretli İznin Uygulanması
Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.
Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.
Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir.
Eklenen Fıkra:
Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.
Madde 9: İzin Süresinin Tespiti
İşçinin izin süresi, iznini hak ettiği tarihteki hizmet süresine ve 4857 sayılı Kanunun 55 inci maddesine göre belirlenir.
İşyerinde işe başladığı günden itibaren deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a)     Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
az olamaz.
Ancak, onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.
Madde 9: İzin Süresinin Tespiti
İşçinin izin süresi, iznini hak ettiği tarihteki hizmet süresine ve 4857 sayılı Kanunun 55 inci maddesine göre belirlenir.
İşyerinde işe başladığı günden itibaren deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
b)    Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, az olamaz.
d) Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.
Ancak, onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

21 Temmuz 2017 Cuma

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Başkanlığı Seçimi


Türk Ticaret Kanunun bu konuyla ilgili 366. maddesinin ilk fıkrası aşağıdaki şekildedir.

MADDE 366 (1) "Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı zamanlarda ona vekâlet etmek üzere, en az bir başkan vekili seçer. Esas sözleşmede, başkanın ve başkan vekilinin veya bunlardan birinin, genel kurul tarafından seçilmesi öngörülebilir."

Bu maddenin lafzından yönetim kurulu başkanlarının her yıl yeniden seçilmek zorunda olduğu anlaşılmaktadır. Eski TTK düzenlemesi de bu şekildeydi. Ancak TTK’da bu maddenin uygulanmaması durumunda ne olacağı konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Öğretide de yönetim kurulu başkanlarının her yıl seçilmesi gerektiği belirtilmiş ancak seçilmezse sonucunun ne olacağına yer verilmemiştir.
İstanbul Ticaret Odası’nın uygulamasıda da her yıl yeniden seçilmemiş olsa bile, süresi belirtilmeden seçilmiş bir başkanın yerine eğer başka bir başkan seçilmezse, başkanın görevinin hukuki anlamda geçerliliğini koruyacağı ve aynı şekilde bir yıldan fazla süreyle göreve getirilen yönetim kurulu başkanın da geçerli bir şekilde görevlerini icra edebileceği yönündedir.

Anlaşılmaktadır ki, TTK’nun 366. maddesinin ilk fıkrası bir yaptırım öngörmediğinden çoğunlukla uygulamada saf dışı bırakılmaktadır. Ancak her ne kadar bir yaptırımı olmasa da, ilerde bir uyuşmazlık ile karşılaşmamak için kanun maddesinin özenle uygulanması gerekmektedir.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Markanın Korunmasına İlişkin Getirdiği Değişiklikler


Markanın Korunmasına İlişkin Mevzuat Değişiklikleri
Sınai Mülkiyet Kanunu Öncesi
Sınai Mülkiyet Kanunu ve Yönetmeliği
Markaların Korunması Hakkında KHK ile yalnızca marka bakımından düzenleme mevcuttu
Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında sınai mülkiyetin diğer konuları da birlikte (patent, faydalı model vb.) düzenlenmiştir.
Başvurular Türk Patent Enstitüsü’ne yapılıyordu.
Türk Patent Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu olarak adlandırılmıştır.
Sadece çizimle ifade edilebilen işaretler marka olarak tescil edilebiliyordu.
Çizimle ifade edilemese bile ayırt edici nitelikte olan işaretler de marka olabiliyor. (Ses, renk, hareket vb.)
Daha önce tescil edilmiş markayla aynı ya da çok benzer markaların tescili mutlaka reddedilirdi.
Marka sahibinin usulüne uygun muvafakatiyle daha önce tescil edilmiş markayla aynı ya da çok benzer markaların tescili kabul edilebilir.
Bültende yayımlanan marka başvurularına itiraz süresi 3 aydı.
Bültende yayımlanan marka başvurularına itiraz süresi 2 aydır.
Önceden tescil edilmiş markalarla aynılık ya da benzerlik itirazında başvurucunun kullanım ispatı isteme hakkı yoktu.
Yeni düzenlemeyle önceden tescil edilmiş markalarla aynılık ya da benzerlik itirazında marka tescil talebinde bulunan itiraz edenden markayı kullandığını ispat etmesini isteyebilir.
Tescili için gerekli aşamaları tamamlanmamış markalarla ilgili yasal düzenleme yoktu.
Tescili için gerekli aşamaları tamamlanmamış markalar özel bir düzenlemeye tabi kılınmıştır.
Geriye yürüyen hükümsüzlük yaptırımı vardı.
Geriye yürüyen hükümsüzlük yaptırımına ek olarak ileriye etkili iptal yaptırımı da 2024 itibariyle yürürlüğe girecektir.

Kerem Utku Örer

Changes for Trade Marks Brought by the Industrial Property Law


CHANGES IN THE LEGISLATIONS ABOUT PROTECTION OF TRADEMARK


BEFORE


AFTER
Decree-Law No. 556 on the Protection of Trademarks did not include other means of IP Rights, but only regulated protection of trademarks.
Industrial Property Law includes regulations about trademark, patent and utility model, etc.
Türk Patent Enstitüsü (Turkish Patent Institute) had been accepting the applications.
Turkish Patent Institute’s name changed as Türk Patent ve Marka Kurumu (Turkish Patent and Trademark Office)
Only the signs which could be represented graphically were considered as registerable trademark.
The signs which cannot be represented graphically (such as voice, color and movement) can be registered as trademark as long as they are distinctive.
The trademark applications which includes same or very similar trademark to previously registered trademark were being rejected strictly.
Previously registered trademark owner can approve new applications which includes same or very similar trademark.
Objection period for published applications was 3 months.
Objection period for published applications is 2 months.
Proofs of usage could not be requested from objectors who claim uniformity or similarity to previously registered trademark.
Proofs of usage can be requested from objectors who claim uniformity or similarity to previously registered trademark.
There were no legislation about the applications which include incomplete steps.
There are special regulations for the applications which include incomplete steps.
There was retroactive sanction of nullity.
In addition to retroactive sanction of nullity the proactive sanction of cancellation will enter into force by 2024.


Kerem Utku Örer

Etiketler

marka Turkuaz Kart Türk Patent ve Marka Kurumu Uluslararası İşgücü Kanunu sınai mülkiyet kanunu Marka Koruması Sınai Mülkiyet kişisel veri kişisel verileri koruma kanunu marka tescili Auditor Board of Directors Corporate Responsibility Corporate Social Responsibility E-Commerce Web Sites E-Ticaret siteleri E-Ticarette Güven ETBİS; e-ticaret; E-ticaret bilgi sistemi Faydalı Model; Teşvik; KOSGEB; Turquality; Sınai Mülkiyet Fikri Mülkiyet Güven Damgası Güven Damgası Sağlayıcısı Human Rights; Equality; Labour Law; discrimination; mobbing; 6701; Human Rights and Equality Institution Industrial Property Law International Workforce Law Kişisel Veri Rehberi Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası Kişisel Veriler; Kişisel Verilerin Korunması; Veri Sorumlusu; Veri Sorumluları; Kişisel Veri Envanteri; Veri Sorumluları Sicili Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kurumsal Sürdürülebilirlik Madrid Protokolü Markanın Tescili Markaya Tecavüz Minority Minority rights OHAL Protection of Personal Data; Data Controller; Register of Data Controllers; Committee of Protection of Personal Data; Personal Data Inventory; Personal Data Retention and Disposal Policy Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi; Ar-Ge; Teknoloji Transfer Ofisi Security Seal Communiqué Security Seal Providers Sermaye Şirketleri Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı Trade Mark Turkish Commercial Code Turkuaz Kart nedir Turquoise Card Türk Patent Enstitüsü Veri Sorumlusu; Kişisel Veri Envanteri; Veri Sorumluları Sicili Yabancıların Türkiye'de Çalışması Yeni Türk Ticaret Kanunu; Tek Kişilik Şirketler; Anonim Şirketler; Limited Şirketler başvurusu data privacy elektrik enerjisi enerji enerji kaynakları ethics; code of ethics; corporate governance fazla çalışma; fazla sürelerle çalışma; fazla mesai; yazılı onay geçici iş ilişkisi gizli bilgi human rights convention ikamet izni intellectual property law iptali iş sırrı kimlere verilir kişisel verileri işleme marka hakkı marka itiraz marka korumasında yenilikler markaya itirazda süre merkezi tüzel kişilik bilgi sistemi personal data personal data processing personal data protection privacy private employment agencies residence permit in Turkey sadakat borcu taklit tanınmış marka temporary employment relationship ticaret sicil memurluğu veri gizliliği work permit in Turkey yenilenebilir enerji yönetim kurulu başkanı; TTK madde 366 yıllık ücretli izin yönetmeliği yıllık ücretli izin; izin süresinin tespiti Çalışma İzni çalışma izinleri çalışma izni çalışma izni muafiyeti özel istihdam büroları İflas Erteleme İkamet İzni İş Kanunu; Çağrı Üzerine Çalışma; Uzaktan Çalışma; Geçici İş İlişkisi; Yeni Düzenleme İş sözleşmesi